İlk UX İşine Başlamak Üzere misin? Bu Yazı Sana

Sadece tasarımda değil herhangi bir işe yeni başlıyor olmak zaten hem biraz korkutucu hem de biraz zor. Ama eğer sahip olduğun avantajların farkına varır ve bu avantajları kullanırsan yeni bir işe başlamak senin için o kadar da korkutucu olmayacaktır.

Bu yazıda öğreneceğin şeyler:







  • Yeni bir bakış açısının değeri
  • Empati Kurmak
  • Nasıl geribildirim alınır
  • Ne zaman ve nasıl çalışmanı savunmalısın Yaratıcı özgüvenini Geliştirmek

1. Çalışırken “Neden” diye Sor

Sorgulamadan statükoyu kabul etme. Soru sor. Bir sürü soru sor. Nedenini sorgula. Yeni işe başlayan birinin işe pozitif yansıyan taraflarından biri taze bir bakış açısına sahipolmasıdır. Bu özelliğinizi kullanın. İşinde yıllar geçirmiş kişilerin kendine özgü yöntemleri ve sistemleri olabilir. Eğer işe yeni başlamış bir tasarımcıysan ve yapılan işin neden o şekilde yapıldığını anlamadıysan nedenini sor. Bu sayede fazla işe yaramayan bir sistemi ortaya çıkarıp düzeltilmesini sağlayabilirsin. Benzer konular için haftada üç kez takım toplantısı yapmaya gerek var mıdır? Hayır, yok. Ama benim bunu anlamam için yeni başlayan birinden “Neden bu üç günü bir araya toplamıyoruz?” Sorusunu duymam gerekiyormuş 🙂

“Bir ürün üretildiği şekliyle kalmak zorunda değil. Her zaman her şeyde değişim yapılabilir.”

Yeni bir bakış açısı ürünler için de geçerli. Bir ürün üretildiği şekliyle kalmak zorunda değil. Her zaman her şeyde değişim yapılabilir. Ürünlerin son halini kabul etmek yerine kendine “Neden böyle olması gerekiyor, başka neler yapılabilir, ne değiştirilebilir?” gibi sorular sorman tasarladığın ürünü geliştirmek için sana yardımcı olacaktır.

2. İş Arkadaşlarınla Empati Kur

“Tasarımla ilgili düşünme becerini çalışma arkadaşlarının işteki rollerini ve çalışma sonunda neyi elde etmek istediklerini anlamak için kullan.”

Bu konuyu okulda öğrenmen biraz zor ama hayatta çokça kullanman gerekli. Özellikle de teknoloji ile ilgili bir işin varsa. İş yaşamında kendini birçok farklı alanda çalışan insanın arasında bulacaksın. Tasarımla ilgili verilen her kararın mühendislerle, ürün yöneticileriyle ve satış bölümüyle birlikte çalışılarak ortaya konduğunu unutma.

Çalışma alanları çok farklı görünse de, iş arkadaşlarının nasıl motivasyon kazandığını, hayallerini, korkularını ve umutlarını öğren. Tasarımla ilgili düşünme becerini bu insanların işteki rollerini ve çalışma sonunda neyi elde etmek istediklerini gerçekten anlamak için kullan. Bu düşünce yolu işarkadaşlarınla çalışırken en iyi arkadaşın olacaktır. Tasarım bilgin senin kendi ürünün ve çalışma arkadaşların senin kullanıcıların. Neye ihtiyaç duyduklarıyla ilgili empati kurarsan tanımadığın ama senin ürününü kullanacak asıl kullanıcıları bu yöntemle daha iyi anlayabilirsin.

“Fikirlerinde çok korumacı olmak işini zorlaştıracaktır.”

3. Tüm Fikirlere ve Tüm Kaynaklara Açık Ol

Tasarımcı olan sensin. Ama yine de tasarımla ilgili fikirlerin heryerden gelebileceğini unutma. Eğer başkalarından gelen fikirlere önyargıyla yaklaştığını hissediyorsan o zaman egonu kontrol etme vaktin gelmiş demektir. Kendine bu fikrin gerçekten kötü olup olamadığını sor. Çalışma arkadaşlarından gelen önerilere alınma. Bir mühendis kullanım akıcılığıyla ilgili fikir paylaşabilir ya da ürün yöneticisi görsel tasarımının rengini çok kullanışlı bulmayabilir. Fikirlerinde çok korumacı olmak işini zorlaştıracaktır. Sonuçta kullanıcılara sunulacak olan iş sadece tasarımcılar için değil çalışan herkes için önemli. Verimli bir çalışma için sınırların olması gerektiği gibi herkesin çalışmaya dahil olduğunu hissetmesi için de kapsayıcı bir düzenin olması gerekli.

4. Kutsal Fikir Diye Bir Şey Yok

Diyelim ki uzun süredir üzerinde çalıştığın bir konu var ve elindeki tüm kaynaklar gittiğin yolu onaylıyor ama testler sırasında takım arkadaşların önemli bir sorun tespit etti. Sen de bu yüzden elindeki tüm herşeyi atıp yeniden başlamak zorunda kaldın. İçinde bulunmak için hiç hoş bir durum değil. Ama yapılması gereken doğru davranış bu. Hiçbir fikir atılamayacak kadar değerli değildir.

“Hiçbir fikir atılamayacak kadar değerli değildir.”

5. Yaptığın İşe İnan

Bu da madalyonun diğer yüzü. Açık fikirli ol ama düşüncenden de çok çabuk vazgeçme. İyi çalıştıysan tasarımın ilkelerini göz önünde bulundurduysan o zaman kendine güvenebilirsin.

  • Negatif görüşleri göz ardı etme.
  • Yapılan eleştirinin kaynağını anlamaya çalış.
  • Eleştirenlerin altında yatan problemi bul.

Ayrıca kendine ve sahip olduğun becerilere güvendiğinde negatif görüşleri, çalışmana kendin eleştirel bir gözle bakmak için kullanabilirsin.

Tabii her zaman karşına pislik yapmak isteyenler karşına çıkabilir. Yeni olduğun için sana gıcık davranabilirler. Bu davranışların hiçbirinin kabul edilebilir bir yanı yok.

Eğer yaptığın tasarımda kullandığın araştırmaya ve dataya geri dönüp bakarsan daha önce belirlediğin kullanıcı ihtiyaçlarına, işin amacına ve neden tasarımının uygun olduğunu düşündüğünü hatırlaman kolaylaşır.

6. Esnek Ol

Birçok kez hayırkelimesini duymaya hazır ol. Müşterilerden tut kıdemli çalışanlardan, çalıma arkadaşlarına kadar birçok kişi sana hayır diyebilir.

Sen yenisin ve onlar deneyimli. Senden çok daha fazla ürün bilgisine, çalışma geçmişine ve kendi yollarına sahipler.

Adil ya da değil fikirlerine karşı direnebilirler. Yine de fikirlerini paylaşmaya devam et. Düşüncelerini paylaşmaktan çekinme.

“Adil ya da değil fikirlerine karşı direnebilirler. Yine de fikirlerini paylaşmaya devam et.”

7. Yaptığın İşi Bil

Ne kadar çabuk yaptığın işin ne olduğunu anlarsan o kadar çabuk müşterilere ikna edici fikirler sunabilirsin.

Yaptığın işi bilmek demek bu üç şeyi bilmek demektir:

  • Tasarladığın ürün
  • Rekabet piyasası
  • Çalıştığın şirketin ticari gerçekleri

Bir ürünü anlamakdemek aslında o ürünün hikayesini bilmek demektir. Genel olarak bir ürünün özetini bulmak için sorman gerekenler:

  • Herşey nasıl başladı?
  • Sırada yapılması gereken ne var?
  • Hangi probleme cevap olabilir?
  • Amaçları nelerdir?
  • Zamanla nasıl bir değişim gösterdi?

Tabii, daha sonra, İşin için kritik olan şeyler:

  • Kullanıcılar kimler?
  • Senin ürünün hakkında neler söylüyorlar?
  • Teknik sınırlamalar var mı/ varsa nedir?
  • Teknoloji nereye gidiyor?

Rekabet piyasasını anlamak demek senin ürününle yarışan diğer ürünlerin de olduğu marketi bilmek anlamına gelir. Bu kısımla uğraşmak için başka bilgilere de ihtiyacın var o yüzden sadece kullanıcıların diğer ürünler hakkında neler düşündüğünü takip etmen yeterli.

“Ne kadar çabuk yaptığın işin ne olduğunu anlarsan o kadar çabuk müşterilere ikna edici fikirler sunabilirsin.”

Ticari gerçekleri anlamak demek işletme sahibi için önemli olan şeyleri bilmek demektir.

  • Çalıştığın şirketin misyonu nedir?
  • Yıllık hedefleri nelerdir?
  • Ürünün için ne kadar çalışan kişi mevcut?
  • Takımının üzerinde çalıştığı teslim edilmesi gereken projeler var mı?

Tüm bu sorular iş sahiplerini ve tasarımın oynadığı rolü anlamak için sana yardımcı olacaktır. Daha önce de belirtildiği gibi ne kadar hedeflerini belirlersen ve sınırlarını keşfedersen o kadar çok işine yarayacak çözüm elde etme şansın olur.







Bir cevap yazın